T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Türkiye’nin Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi Ölçüldü

Güncelleme Tarihi: 02/09/2019

Hastalığınızın belirtilerini biliyor, ilaçları doğru kullanabiliyor, gıda ambalajlarını ve termometreyi okuyabiliyor musunuz? “Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi ve İlişkili Faktörleri Araştırması”na göre Türkiye’de yaklaşık olarak 10 kişiden 7’sinin sağlık okuryazarlığı düzeyi düşük.

Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü (SGGM) tarafından yürütülen “Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi ve İlişkili Faktörleri Araştırması” ile sağlık okuryazarlığı düzeyi ulusal düzeyde saptandı. Sağlık okuryazarlığı düzeyinin demografik özelliklere, sosyoekonomik koşullara ve sağlıkla ilgili konularda bilgi kaynağı olarak kullanıldığı belirtilen iletişim araçlarına göre nasıl değiştiği incelendi.

Sağlık Okuryazarlığını Belirleyen Yeni Bir Ölçek

Türkiye’de sağlık okuryazarlığı düzeyini ölçmek üzere SGGM’nin yürütücüsü olduğu bir çalışma grubuyla Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Araştırması için geliştirilen kavramsal çerçeve referans alındı. Türkiye’nin toplumsal özellikleri, toplumun sağlık düzeyi ve sağlık sisteminin yapısına uyarlılığı gözetilerek ölçek revize edildi ve Türkiye’ye uygun yeni bir ölçek olan Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 (TSOY-32) geliştirildi.

10 kişiden 7’sinin Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi Düşük

Araştırma, Türkiye genelini temsil eden 6 bin 228 hane üzerinden yürütüldü. Araştırmaya katılanların TSOY-32 ile saptanan sağlık okuryazarlığı düzeyine bakıldığında; %30,9’u yetersiz, %38’i sorunlu-sınırlı, %23,4’ü yeterli, %7,7’si ise mükemmel. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de yaklaşık olarak 10 kişiden 7’sinin sağlık okuryazarlığı düzeyi yetersiz veya sınırlı.

Araştırma sağlık okuryazarlığı konusunda önemli sonuçlara dikkati çekti. İşte bunlardan bazıları:

Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi Düştükçe Kronik Hastalıklar Artıyor

Sağlık okuryazarlığı yetersiz olanların %43,5’i, sorunlu-sınırlı olanların %22,6’sı, yeterli olanların %19,7’si, mükemmel olanların ise %13,5’i hekim tarafından tanısı konmuş 6 ay veya daha uzun sürelidir devam eden bir kronik hastalığa sahip. Araştırma, hastalık grupları için sınırlı sağlık okuryazarlığı olanlarda sağlık okuryazarlığını geliştirmeye yönelik müdahalelerin başarılı sonuçlar vereceğini göstermekte.

Erkeklerin Sağlık Okuryazarlık Düzeyi Daha Yüksek

Sağlık okuryazarlığı düzeyi cinsiyete göre de farklılık göstermekte. Sağlık okuryazarlığı yetersiz olanların sıklığı kadınlarda %35,3 iken erkeklerde bu oran %26,4.

10 Yaşlıdan 9’unun Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi Düşük

Yaş grupları arasında da sağlık okuryazarlığı düzeyi bakımından anlamlı fark bulunmakta. Sağlık okuryazarlığı yetersiz olanların sıklığı 18-24 yaş grubundaki en düşük değer %14’ten ilerleyen yaş gruplarıyla birlikte artarak 65 ve üzeri yaş grubunda %65,5’e; yetersiz veya sorunlu-sınırlı olanların sıklığı ise 18-24 yaş grubundan %51,8’den 65 ve üzeri yaş grubunda %90,4’e kadar yükselmekte. 65 ve üzeri yaş grubu için elde edilen sonuçlar, 10 yaşlıdan 9’unun sağlık okuryazarlığının yetersiz veya sınırlı olduğunu göstermekte.

Resmî Kaynaklar Referans Alınmalı

Yetersiz sağlık okuryazarlığı sıklığı, bilgi kaynağı olarak herhangi bir iletişim aracını kullanmayanlarda %56,8 iken kullananlarda %18,1’dir. Belirtilmiş olan iletişim araçları içerisinde %48,6 oranıyla internet ilk sırada yer alırken bunu televizyon %33, gazete %8,9, cep telefonu ve akıllı telefon uygulamaları %6,5, kitap %3,8 takip etmekte. Ölçekte yer alan sorulara soru bazında bakıldığında ise hastalıklardan korunma/sağlığın geliştirilmesi boyutu için zor-çok zor cevapların en yüksek olduğu bir soru ise %51 oranıyla “İnternet, gazete, televizyon, radyo gibi kaynaklarda daha sağlıklı olmak için yapılması önerilen bilgilerin güvenilir olup olmadığına karar vermek”tir. Kitle iletişim araçlarında yer alan sağlıkla ilgili bilgilerin güvenirliliğini değerlendirmede toplumun yarısının zorlandığını görülmekte. Bu bakımdan sağlık alanında resmî kaynakların referans alınmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmakta.

Sağlığı Geliştirmek İçin Sağlık Okuryazarlık Düzeyini Artırmalı

Son bir yıl içinde herhangi bir sağlığı geliştiren davranış beyanı olanların sıklığı, sağlık okuryazarlığı yetersiz olanlarda %47,2 iken sorunlu-sınırlı olanlarda %53,2, yeterli olanlarda %59,1, mükemmel olanlarda ise bu oran %74,5’tir.

Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğünce yürütülen kampanyalar, etkinlikler ve hazırlanan yazılı ve görsel materyallerle sağlık okuryazarlığının artırılması sağlanmakta. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir; Bağımlılıkla Mücadele Çalışmaları, Aile Hekiminizi Erken Tanıyın Kampanyası, Yaşama Yol Ver Kampanyası, Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kampanyası, Obeziteyle Mücadele Kampanyası, Sağlık Çocuk Dergisi, Sosyal Medya Çalışmaları.

Sağlık Okuryazarlığı Nedir?

Sağlık okuryazarlığı; bireylerin sağlıkla ilgili bilgilere ulaşması, bu bilgileri anlaması ve bu bilgileri sağlıkla ilgili kararlarında kullanabilmesi için gerekli olan zihinsel ve sosyal becerileri olarak tanımlanmaktadır.